7 Mayıs 2014 Çarşamba

Beklenmedik anda bir insan çıkar karşına



      

Beklenmedik anda bir insan çıkar karşına,değiştiriverir hayatını bir anda.Birden hayatınıza girip umut ışığı olabilecek, bahtsızlığınızdan dem vurduğunuz anları tersine çevirebilecek bir kişi olabilir.Yaşı,aradaki mesafeler,rengi,tipi,cinsiyeti hiç fark etmez asıl fark eden çevrenizdekilerin yapamadığı bir şeyi başarmasıdır;kalbimize dokunabilmesidir.Bu bahsettiğim,bir gün çıkıp gelecek ve hayatıızı değiştirecek kişi etrafımızdaki kimseye benzemez.Var olan her şeyi anlamsız kılar sanki,yerine eksik olanları çıkarır,sokar gözüne.Bu kişi var olanı değil de sende eksik olanı gösteren bir ayna olur bir zaman sonra.O güne kadar eksikliğini farkında bile  olmadığın şeyler bir bir tamamlanır.Ve sen bunca zaman aslında hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığını, bilmediğin bir şeye hasret çektiğini anlarsın.

 


    Hayatındaki bu zamana kadar farkında bile olmadığın eksiklikleri sana gösterecek kişi her yerde ve her an da karşına çıkabilir.Belki yarın işe gitmek için bindiğin otobüste yanında oturan romatizmalarından veya gelininden dert yanan tonton teyze olacak,belki de top oynarken topumuzu bahçesine kaçırdığımız sonra da azar işittiğimiz huysuz ihtiyar olacak.Ya da ilk görüşte vurulduğumuz bir sevgili değiştirecek hayatımızı baştan sona.Yaşayıp göreceğiz,her insanın hikayesi farklı olur sonuçta her insanın farklı olduğu gibi...


Tolstoy sözleri


















6 Mayıs 2014 Salı

Pozitif olalım




Düşünceleriniz pozitif olsun, çünkü düşünceleriniz sözleriniz olur.

Sözleriniz pozitif olsun çünkü sözleriniz davranışlarınız olur. 


Davranışlarınız pozitif olsun çünkü davranışlarınız alışkanlıklarınız olur. 


Alışkanlıklarınız pozitif olsun çünkü alışkanlıklarınız değerleriniz olur.
 

  -Mahatma Gandhi





 

Şimdiki zaman

 

 

Geçmişten dolayı acı çekiyoruz.Şimdiki zamanımızı ihmal ettiğimiz için de geleceğimizi mahvediyoruz.

Geleceğin sunabileceği en iyi şey rüyalardır.Gerçekten var olan tek şey,şimdiki zamandır.

 

Şimdiki zamana dikkat edin.Ebediyeti anlamak sadece şimdiki zamanda mümkündür.  -Goethe

Vücudunuzu,vasıtanızı bugün kullanın;yarın bozulabilir.  -Talmud


Ne geçmiş ne de gelecek vardır;bu iki hayal krallığına henüz giren olmamıştır.Var olan,sadece şimdiki zamandır.Gelecek için endişe etmeyin,çünkü gelecek diye bir şey yoktur.Şimdiki zamanda şimdiki zaman için yaşayın.

Zor zamanlar geçiriyorsanız,sevdiklerinizi kaybetmekten dolayı acı çekiyorsanız ya da gelecekten korkuyorsanız,hayatın sadece şimdiki zamanda mevcut olduğunu aklınızdan çıkarmayın,tüm düşünce ve hatıralarınızı şimdiki zamana yöneltin.Böyle yaptığınız takdirde,geçmişe ait tüm acılarımız,geleceğe dair tüm endişelerimiz yok olur,gider.Mutluluğu ve özgürlüğü duyumsarsınız... 



Tolstoy'un günlüğünden.(Eser adı:Bilgelik Takvimi sayfa 355)
17 Kasım

Acele karar vermek


Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. "Bu at; sadece bir at değil benim için... Bir dost... İnsan dostunu satar mı?" dermiş hep. 

Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...

İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin!" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."

Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler. "Babalık" demişler, "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.."

"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden; "Bu herif sahiden salak" diye geçirmişler...

Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. "Bir kez daha haklı çıktın" demişler. "Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler. İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş. "O kadar acele etmeyin. Oğlumun bacağı kırıldı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağısize asla bildirilmez."

Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun kanıtlandı" demişler.
"Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer..."

"Siz erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor."

-Lao Tzu'dan güzel ve ibretlik bir hikaye.