18 Ocak 2014 Cumartesi

Yalan


     Hiçbir şeyden nefret etmem yalandan nefret ettiğim kadar.Yalan söylemek bu dünyanın en kötü,en iğrenç  şeyi kuşkusuz.İnsanı yalan söylemeye iten kendince  sebebleri olabilir.Ama hiçbir yalan affedilemez,hiçbir  sebeb dürüstlüğün yerini tutmaz.Her yalan ilk başta kurtarıcı gibi görünse de daha sonra zehirli bir sarmaşık gibi sarar insanın etrafını.Daha büyük yalanları,daha büyük belaları doğurur.Belki de dünyanın en önemli iki şeyi; güveni ve huzuru kaçırır. 

   
Aristo’ya sormuşlar: Yalan söylemekle ne kaybederiz?Cevaplamış;Doğru söylediğiniz zamanda bile karşınızdaki insanı inandırmayı kaybedersiniz demiş.Çok doğru çünkü bir insanın yalanını yakaladığımızda ona olan inancımız azalır.Söylediği her söze kuşkulu bir gözle bakarız artık. 

Çok gereksiz bir çaba aynı zamanda yalan söylemek.Er geç ortaya çıkacak nasılsa.Yalancının mumu yatsıya kadar yanar,bu inkar edilemez bir gerçek.İnsanlar neden ortaya çıkacağını bile bile yalan söyleme gereği duyuyor gerçekten anlam veremiyorum.Bu yenileceğini bilerek savaşmak gibi...Boşuna bir kaybediş...


    Yalan bir nevi de hırsızlıktır aslında.Khaled Hosseini yalanı şöyle açıklamış :” Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşam çalarsın. Karısını bir kocadan, çocuklarını bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman, bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur...”Bu söz hep aklımın bir köşesindedir.Yalan söyleyen insan hem kandırır,hem aldatır hem de hırsızlık yapar.


      İnsanlar için en zararlı şeyler genellikle sigara,alkol,kumar,uyuşturucu  vs. olarak bilinir.Yalanda bu saydıklarım kadar zararlı ve tehlikeli aslında.Güzel olan ne varsa alıp götürür.Yalancının öncelikle kendine saygısı yoktur. Yalan kişinin; kişilik bozukluğunu ve aşağılık duygularını ortaya koyar. İnsanları birbirlerinden uzaklaştırır,insanı yalnızlaştırır.


     Özdemir Asaf’ın da dediği gibi: Ne para istiyorum ne de pul.Tek istediğim yalansız bir kul.”En büyük dileğim bu.Umarım benim hayatımda ve benim gibi düşünenlerin hayatında yalanın yeri olmaz...




Yalan hakkında söylenen birkaç söz;




- “Sevginin kalıbında yalan varsa, sana en güzel cevabı "ihanet" verir.


-“ Yalan zeka işidir, dürüstlük ise cesaret. Eğer zekan yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene.


-Şeytanın iki adı vardır:Biri şeytan,diğeri yalan.


- Dünyadaki mutsuzlukların yarısı gerçekleri saklamaktan ve yalan söylemekten kaynaklanır.   

-Bir kez yalanını yakaladığın birinin,doğrusunu bin kez sorgularsın.

Yarının garantisi yokken ertelemek...

1 saat daha yaşayacağından,yarınından emin değilken bir şeyleri ertelemek ne saçma değil mi?Sonra,sonra deriz hep.Peki hangi sonra? Yarınlar,hep bir sonraki yarına ertelendi…Garantin yokken hala nasıl yarından bahsedebilirsin?


 Yarın yarın derken, hep  bugünden  mahrum bırakırız kendimizi oysa.Bu yüzden biz hiç bugünü doğru düzgün yaşamayız.."İyi ki yapmışım" demek varken "keşke" demek zorunda bırakırız  kendimizi,yaşamımızı erteleyerek.Gerçekten saçma ve anlamsız garantisi olmayan gelecek günlere ertelemek yaşamı.Yapılması gereken,söylenilmesi gereken hatta hissedilmesi gereken ne varsa zamanında,yaşadığımız anda halletmeliyiz.Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme.Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir,yarın hiç olmayabilir.Bu yüzden hiçbir zaman, hiçbir şeyi erteleme...


Çok insan tanıyorum yaşamayı erteleyip,yaşamadan ölen.....Çok insan tanıyorum annesine,babasına bir kere sarılamadan,seni seviyorum diyemeden onları kaybeden.Çok insan gördüm seneye kazanırım deyip ders çalışmayan ve bir yılını göz göre göre çöpe atan.Ya da en basitinden çok insan var sigarayı bırakacağım deyip erteleyen ve kendisini zehirlemeye devam eden.Hayatı ertelemek,yaşamdan çalmaktır.İnsanın kendi elleriyle ömrünü çöpe atmasıdır.


12 Ocak 2014 Pazar

Yüce Türk Mustafa Kemal Atatürk






-Beni olağanüstü bir kişi olarak tanımlamayınız. Varoluşumdaki tek olağanüstülük TÜRK olarak dünyaya gelmemdir. -Mustafa Kemal Atatürk.